Çene Eklemi

Çene eklemi, kulağın hemen önünde yer alır ve vücuttaki diğer eklemlere göre daha özellikli bir yapıya sahiptir. Üstte kafaya ait bir kemik bölümü, altta alt çene kemiği ve bunların arasında yer alan eklem diskinden oluşmaktadır. Eklemin çevresinde eklemi destekleyen kaslar ve bağlar bulunmaktadır. Çene ekleminin rehber noktası ise alt ve üst dişlerin kapanış ilişkisidir. Tüm bu yapıların uyumlu ve harmonik işleyişi eklemin sağlıklı kalmasını ve konuşma, çiğneme fonksiyonlarını yerine getirebilmesini sağlar. Çenelerin doğru konumlanması ve ağız içerisinde yer alan dişlerin düzenli yerleşimi, sağlıklı işleyişe katkıda bulunan önemli unsurlardır. Çene eklemi rahatsızlığı günümüzde genç ve orta yaşlı bireylerde sıkça rastlanan, ilerlediği aşamalarda tedaviye ihtiyaç duyan bir hastalıktır.


Çene Eklemi Rahatsızlıklarının Bulguları:

Ağız açma-kapama esnasında eklemden ses gelmesi
Kulak çevresinde ağrı oluşması
Ağız açma esnasında güçlük
Çiğneme ya da ağzı büyük açma esnasında ağrı duyulması
Çenede kilitlenme meydana gelmesi
Belirgin baş ve boyu ağrılarının oluşması

Çene Eklemi Rahatsızlıklarının Sebepleri:

Diş sıkma ya da diş gıcırdatma: Genellikle strese bağlı olarak ortaya çıkar ve uyku esnasında daha çok kendini gösterir. Bu alışkanlık kasların yorulmasına neden olur, kaslarda spazm gelişir ve spazm ağrıya neden olur. Alışkanlık devam ettikçe eklem yapılarında hasarlar meydana gelir.

Dişlerdeki kapanış ilişkisi: Dişlerdeki çapraşıklıklar, uyumsuz kapanış ilişkileri, çenelerin kötü konumlanmaları ekleme iletilen yük dengelerini değiştirir ve eklem problemlerine neden olur. Ayrıca hatalı yapılmış protezler ve uyumsuz dolgular, yine dişler arasındaki ilişkiyi olumsuz etkileyerek eklem problemlerine neden olabilir.

Alışkanlıklar: Günün büyük bir bölümünün sakız çiğneyerek geçirilmesi, kalem vb. maddelerin sürekli ısırılması eklem ve çevresindeki kaslarda yorgunluğa neden olur ve eklem rahatsızlıklarına zemin hazırlar.

Travma sonucu oluşan hasarlar

Çene Eklemi Rahatsızlıklarının Tedavisi:

Öncelikle eklem probleminin detaylı bir muayene ile teşhis edilmesi ve sebep olan faktörlerin belirlenmesi gerekmektedir.
Tüm hastalıklarda olduğu gibi, çene eklemi rahatsızlıklarında öncelikle yapılması gereken eklem şikayetlerine neden olan etkenin ortadan kaldırılmasıdır.
Strese bağı gelişen alışkanlıklar (diş sıkma, diş gıcırdatma) var ise öncelikle stres faktörü, gerekirse psikolog desteği de alınarak, elimine edilmelidir. Bununla birlikte doktorunuz tarafından uygulanacak ağız içi plaklarla eklem rahatlatılarak ağrı ortadan kaldırılabilir.
Eğer dişler arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan eklem problemi söz konusu ise, ortodontik yaklaşımlarla dişler arasında ideal ilişki sağlanmalıdır. Ağızda hatalı protezler ya da uyumsuz dolgular var ise bunlar tedavi edilmelidir.
Etken elimine edildikten sonra uygulanacak tedaviler; eklemdeki hasarın boyutuna ve hastada oluşturduğu şikayetlerin şiddetine göre değişkenlik gösterir. Bu tedaviler arasında egzersizler, sıcak uygulamaları, plak kullanılması, kas gevşetici ve ağrı kesicileri içeren medikal tedaviler bulunmaktadır. Daha ileri aşamalarda ise eklem içerisine sıvı enjeksiyonu gibi cerrahi yaklaşımlar öngörülebilir.
Uygulanacak tedavi tipine ilişkin en doğru yaklaşım, doktorunuz tarafından yapılan detaylı muayene sonrasında belirlenmeli ve hastanın da bilgilendirilmesinden sonra uygulamaya geçilmelidir.

Splint Tedavisi

Ağız açma kapama esnasında hem karşılıklı diş ve çenelerin hem de eklem yapılarının uyumlu ve doğru ilişkide hareketi istenir.
Çene eklemi splintleri , alt veya üst çeneye uygulanan , hasta tarafından takılıp çıkarılabilen şeffaf plaklardır. Çenelerin doğru bir biçimde sağa sola ve aşağı yukarı hareketini sağlamayı amaçlar.
Bazen dişlerin kapatılması eklem yapılarının ideal yerinden uzaklaşmasına, çiğneme kaslarının aşırı kasılmasına neden olur. Bireylerde buna bağlı olarak ses ve ağrı şikayetleri ortaya çıkabilir. Bu durumda uygulanacak splint tedavisi ile dişsel temas ortadan kaldırılır ve alt çenenin serbestçe fonksiyon görmesi sağlanır. Böylece eklemin doğru konumlanması temin edilirken , kasların hiperaktivitesi ortadan kaldırılır. Sonrasında yapılacak ortodontik tedavi için daha doğru bir teşhis ve tedavi planı sağlanmış olur.
Splint tedavisi sonrasında ortaya çıkan yeni kapanış ilişkisine göre bağlı olarak protetik tedavi , ortodontik tedavi ya da ortognatik cerrahi öngörülebilir.